Ani Köprüsü için ortak restorasyon protokolü imzalandı

Türkiye ile Ermenistan arasında tarihi Ani Köprüsü’nün ortak restorasyonuna ilişkin protokol imzalandı.
07 May 2026
Yasemin K. Enginöz
Ani Köprüsü için ortak restorasyon protokolü imzalandı

Kapak görseli: Kars İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü websitesi

Türkiye ile Ermenistan, normalleşme sürecinde önemli bir adım atarak Ani Köprüsü’nün ortak restorasyonu için Erivan’da, 4 Mayıs günü anlaşma imzaladı. 

Restorasyon projesinin önemi
Restorasyon projesinin, iki ülke arasında güven artırıcı önlemler kapsamında yeni bir ortak çalışma alanı yaratması bekleniyor. Süreç boyunca Türkiye ve Ermenistan’dan teknik heyetlerin birlikte çalışması, taraflar arasında kurumsal iletişimin gelişmesi açısından da önemli görülüyor.

Ani Köprüsü, tarihsel olarak bölgenin en önemli geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Tarihi ticaret yollarından İpek Yolu üzerinde yer alan köprü, Ani Harabeleri çevresindeki kültürel mirasın önemli parçalarından biri kabul ediliyor. Restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte yapının hem bölge turizmine hem de Türkiye ile Ermenistan arasındaki kültürel iş birliğine katkı sağlaması öngörülüyor.

Köprünün restorasyonu, sınır hattında yer alan ortak tarihî mirasın korunması açısından da sembolik bir anlam taşıyor. Bu nedenle proje, iki ülke arasındaki ilişkilerde kültürel miras üzerinden kurulacak temasların güçlendirilmesi bakımından önemseniyor. Restorasyon sürecine hazırlık amacıyla Türkiye ve Ermenistan arasında daha önce ortak bir çalışma grubu oluşturulmuştu. Bu çalışma grubunun amacı, Restorasyon hazırlıklarını hızlandırmak ve süreç içinde ortaya çıkabilecek teknik ihtiyaçları belirlemeyi amaçlayan ortak çalışma grubunun ilk toplantısı, 9 Nisan 2025’te İstanbul’da gerçekleştirilmişti. Bu toplantıda, restorasyon sürecinin teknik boyutları, ortak çalışma usulleri ve tarafların sahadaki ihtiyaçlara nasıl yanıt vereceğine ilişkin başlıkların ele alındığı belirtilmişti. Eylül 2025’te Erivan’da gerçekleşen altıncı toplantıda taraflar, tarihî Ani Harabeleri’nde yer alan İpek Yolu Köprüsü olarak da bilinen Ani Köprüsü’nün ortak restorasyonu konusunda mutabakata varmıştı.


Fotoğraf ve kaynağı: Ani Arkeolojik Siti: İpekyolu Köprüsü © Fahriye Bayram, 2014, Nomination File (whc.unesco.org/en/list/1518/gallery)

Ani Köprüsü
Ocaklı ya da İpekyolu Köprüsü olarak da adlandırılan Ani Köprüsü, Türkiye ile Ermenistan sınırını belirleyen Arpaçay Nehri üzerinde yer alıyor. Köprünün bir tarafı Türkiye’de Kars’ın Ocaklı köyü çevresinde, diğer tarafı ise Ermenistan’da Haykadzor köyü yakınlarında bulunuyor. Bu konumuyla köprü, iki ülke arasında doğal bir sınır niteliği taşıyor.
Ani Harabeleri içerisinde yer alan köprünün, 11. yüzyılda Bagratlılar tarafından inşa edildiğine inanılıyor. Yüzyıllar boyunca savaşlar ve depremler nedeniyle büyük ölçüde tahrip olan köprüden geriye bugün yalnızca köprü ayakları kalmış bulunuyor. 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen Ani Köprüsü bölgesi için ve tarihi ve kültürel açıdan büyük önem taşıyor.

Köprünün Koruma Kurulu’nca hazırlanan envanter raporu’ndan tarihi ve mevcut durumu:
Birinci dereceden arkeolojik SİT sınırları içerisinde kalan tarihi Ani (ocaklı) köprüsü Ani Ören yerinin doğusunda, Arpaçay üzerine kuzey-güney doğrultusunda inşa edilmiştir. Tarihi kaynaklarda köprünün Milat’tan sonra onuncu yüzyılda İpekyolu güzergahının bir parçası olarak inşa edildiği ve 18. Yüzyılın başlarına kadar kullanıldığı, ancak 1807 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Ruslar tarafından ulaşımı engellemek amacıyla yıkıldığı belirtilmektedir. Döşemesi tamamen yıkılmış olan köprünün sadece Arpaçay’ın iki yakasına oturan ayakları ve ayakları üzerinde yükselen duvarları kısmen günümüze ulaşabilmiştir. Kısmen sağlam durumda olan taş kemer taşlarına bakılarak kemerin dairesel yani tek merkezli bir forma sahip olduğu ve atkı tekniği ile dört sıra taştan örüldüğü, Arpaçay’ın iki yakası üzerindeki ayakların bu kemer ile birbirine bağlanarak tek gözlü bir köprü formu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Köprünün tempan duvarları kilit duvar tekniğinde sarımtırak renkli düzgün kesme tüf taşları ile örülmüş olup araları moloz dolgu ile doldurulmuştur. Bazalt ve tüf türündeki taşlardan oluşan moloz dolgu içerisinde bağlayıcı malzeme olarak kil ve kireç harcı kullanılmıştır. Tempan duvarlarına ait yüzey taşlarının büyük kısmının koparak duvar yüzeyinden ayrıldığı ve iç kısımda bulunan moloz dolgunun açığa çıktığı gözlemlenmiştir. Ayakların üst kısmı toprak dolgu ve yabani otlar ile kapanmış olduğundan özgün döşeme malzemesine ilişkin herhangi bir tespitte bulunamamıştır.

Görsel: Köprünün Yeniden Yapılandırılması (Karapetian, 2011), Ani Kültürel Peyzajı Dünya Mirası Adaylık Dosyası'ndan @ whc.unesco.org 

Ani Köprüsü taşlarının kökenleri üzerine…
Ani Harabeleri'nin (Ani Ören Yeri) mimari dokusunu oluşturan temel yapı malzemesi bölgenin jeolojik yapısıyla uyumlu olan volkanik tüf taşıdır. Ani'deki yapılar, estetik ve dayanıklılık amacıyla farklı renk ve dokudaki tüf taşları kullanılarak inşa edilmiştir. Bu taşların renk, fiziksellik gibi litolojik özellikleri şöyledir: Surlarda ve binalarda ağırlıklı olarak devetüyü (sarımsı-gri), kızıl ve siyah renkli tüf taşları tercih edilmiştir. Bu taşlar volkanik kökenli olup hafif, kolay işlenebilir ancak hava ile temas ettiğinde sertleşerek dayanıklılık kazanan bir yapıya sahiptir. Taş bloklar birbirine genellikle Horasan harcı (volkanik taş kırıntıları, kum ve kireç karışımı) ile bağlanmıştır. 

Ani'nin inşasında kullanılan bu taşlar, lojistik kolaylık sağlaması açısından kentin hemen yakınındaki Bostanlar Deresi ve Arpaçay Vadisi (Kenti çevreleyen derin vadiler ve platodaki volkanik tabakalar doğal birer taş ocağı işlevi görmüştür) ve Magasberd (Mağasberd) çevresi ( Bazı kaynaklar, özellikle büyük anıtsal yapılar için kullanılan kaliteli taşların Arpaçay'ın karşı kıyısında, günümüz Ermenistan sınırları içinde kalan bölgede bulunan tarihi taş ocaklarından getirildiğini belirtmektedir) gibi yerel kaynaklardan temin edilmiştir.

Arpaçay üzerinde bulunan tarihi Ani Köprüsü (İpek Yolu Köprüsü) de kentin genelinde olduğu gibi düzgün kesme tüf taşları kullanılarak inşa edilmiştir. Köprü ayaklarının dış kaplamasında, Ani'deki katedral ve saray gibi önemli yapılarda gördüğümüz sarımsı ve kırmızımsı volkanik tüf taşları tercih edilmiştir. Köprünün taşıyıcı ayaklarının iç kısımları, dayanıklılığı artırmak amacıyla moloz taş ve yoğun harç (muhtemelen Horasan harcı) dolgu ile yapılmış; dış yüzeyleri ise estetik ve koruma sağlayan hassas kesimli bloklarla kaplanmıştır. Köprü, Arpaçay vadisinin en dar ve sarp noktalarından birinde yer aldığı için, bu yapıda kullanılan taşların da yine vadinin her iki yakasında (Türkiye ve Ermenistan tarafları) bulunan yerel volkanik oluşumlardan ve kentin hemen yanındaki taş ocaklarından çıkarıldığı kabul edilir. 

Ani'de bazalt mevcuttur, ancak kullanım alanı ve jeolojik konumu tüf taşından farklıdır. Ani Ören Yeri, yaklaşık 30 metre kalınlığında devasa bir bazalt tabakası (bazalt bloğu) üzerine kurulmuştur. Yani kentin üzerinde yükseldiği plato doğal olarak bazalt kökenlidir. Binaların ve köprünün görünen, estetik kısımlarında işlenmesi daha kolay olan renkli tüf taşları hakim olsa da, bazalt özellikle savunma yapılarında ve temellerde kullanılmıştır:
Ani'de Bazaltın Yapısal Kullanımı Kuzey Surları’nda (Erken dönem savunma duvarlarında ve bazı kulelerin alt kısımlarında siyah bazalt bloklarına rastlanır), Zoroastrian Ateş Tapınağı’nda ( Ani'deki Ateş Tapınağı'nın sütunları, kentin genelinden farklı olarak çok sert ve siyah bir bazalt taşından yapılmıştır), İç Kale (Citadel)’de (İç kale surlarındaki bazı kulelerin, başka yapılardan devşirilmiş siyah bazalt bloklarla inşa edildiği bilinmektedir) görülmektedir.

Köprünün nehir içindeki ayakları ve suyla doğrudan temas eden alt kısımları, aşınmaya karşı çok daha dirençli olduğu için genellikle bazalt veya bazaltik karakterli sert taşlarla desteklenmiştir. Üst kısımlarda ve kaplamalarda ise kentin dokusuna uygun tüf taşları ön plandadır.

Özetle; tüf taşı kentin "estetik ve mimari" yüzünü oluştururken, bazalt kentin "doğal temeli ve savunma gücü"nü temsil eder.


Kaynakça:

CNN Haber websitesi

Kars İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü websitesi

E.N. Saltık, 2011. Arkeolojik Alanlardaki Anıt Yapıtaşlarının Taş Ocaklarının Araştırılması, ODTÜ Journal

Özlü, T.-Kaleli, C. 2019, “Kültürel Miras Turizmi Açısından Bir Değerlendirme: Ani Ören Yeri”, Amisos, 4/7, 195-218.

UNESCO World Heritage Centre Ani Cultural Landscape World Heritage Nomination File, whc.unesco.org

Oktay Belli & Şahabettin Öztürk, 2015. Historic City Of Ani, Republic of Turkey Ministry of Culture and Tourism Directorate General of Libraries and Publications

Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü - Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Envanteri

Çiğdem Meriç Cevahir, 2019. "Tarihi Taş Köprülerin Yapım Teknikleri. Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. Uludağ Üniversitesi FBE

N. Mağaralı, "Ani’de 2002 Yılında Ortaya Çıkarılan Yapı ve İçinde Bulunan Define".

2 Özlü, T.-Kaleli, C., 2019. “Kültürel Miras Turizmi Açısından Bir Değerlendirme: Ani Ören Yeri”, Amisos, 4/7, 195-218.

Ani Taş Ocakları (virtualani.org/quarry)