Tarihi Yalı Köşkü rekonstrükte edilecek

Topkapı Sarayı'nın Sarayburnu kıyısında, Sepetçiler Kasrı'nın yanında yer alan ve kaynaklarda "Cebeciler Köşkü" olarak da anılan tarihi Yalı Köşkü, İstanbul Valiliği tarafından "Yadigar" projesi kapsamında yeniden inşa edilecek.
30 May 2026
Yasemin K. Enginöz
Tarihi Yalı Köşkü rekonstrükte edilecek

Osmanlı döneminde padişahların sefere çıkan donanmayı uğurladığı, kaptanıderyaları kabul ettiği ve donanma törenlerinin düzenlendiği önemli yapılardan biri olan tarihi Yalı Köşkü, uzun yıllar önce yıkılmıştı. İstanbul Valiliği’nin resmi X hesabından yapılan açıklamaya göre, İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde, uzun yıllar önce yıkılan tarihi yapı, özgün mimarisinde inşa edilerek kentin silüetine yeniden kazandırılacak.


Yapının tarihi
Topkapı Sarayı’nı çevreleyen Sur-ı Sultanî adı verilen surların dışında inşa edilen pek çok sahil köşklerinden ve kasırlarından, Sepetçiler Kasrı hariç, hiçbiri günümüze ulaşamamıştır.

Yalı Kasrı, Topkapı Sarayı’nın sahil kısmında, Demirkapı’yı geçtikten sonra Haliç’e ulaşan bir noktada, Sur-ı Sultanî dışında Boğaziçi’ne doğru yönelmiş bir konumda inşa edilmişti. Yerinde daha önce Sultan II. Bayezid tarafından yaptırılan ahşap Bayezid Kasrı bulunmaktaydı. Sultan III. Murad, yeni bir köşk yapılmasını istemiş ve mimarbaşı Davud Ağa tarafından kasrın yapımına başlanmıştır. Tarihçi Selanikî, Yalı Kasrı’nın Sinan Paşa’nın sadaretinde, 1 Şubat 1593 tarihinde bitirildiğini yazmaktadır. Kasır, dönemin Osmanlı belgelerinde “Kasr-ı Âlî”, “Kasr-ı Cedîdan Bâb-ı Yalı” ifadeleriyle de anılmaktadır. Yalı Kasrı hem arz odası hem de alay kasrı işlevlerine sahipti.[1]


Fransız seyyah Josephus Grelot, Yalı Kasrı’nı şöyle betimlemektedir: ”Dünyada buranın mermerleri, sütunları, fıskiyeleri, kıymetli halıları, revakları kadar birbiriyle uyumlu bir yapı yoktur denebilir. Ayrıca yaldızlı nakışlar ve kasrın bulunduğu yer de gerçekten büyüleyicidir”.[2]


Yapının mimarisinde taşın yeri
Yıkılan yapının mimari kurgusu ile ilgili çalışmalar Sedad Hakkı Eldem tarafından, 1591-1593 tarihlerindeki masrafları gösteren iki adet hesap defterine dayanılarak ortaya konmuştur. Buna göre kasır, üç eyvanlı, orta sofalı klasik divanhane tipolojisindedir.

“Yalı Kasrı, 7 metre çapında, ahşap, fenerli bir kubbe ile örtülüydü. Merkezi kubbeli kasrın dört çıkmalı haçvari bir planı vardır. Orta sahın kubbe ile örtülü, yan sahınlar ise tonozluydu. Kasır, otuz dört adet mermer sütunlu bir revakla çevriliydi. Kemer taşları kırmızı ve beyaz renklerdeydi. Sütun başlıklarının otuz tanesi düz, dört tanesi ise mukarnaslıydı. Köşkte üç oda bulunmaktaydı. Bunlar, “Oda-ı Has”, “İbadethane” ve Oda-ı Sağır” idi. “Oda-ı Has”ın ortasında bir “Sofa-ı Kebir”, onun üç tarafında ise denize bakan üç şahnişin bulunmaktaydı. Kasrın iki yanında iki büyük merdiven yer almaktaydı. Buradaki iki büyük mermer kapıdan köşke girilmekteydi. Fevkanî olan kasır, yüksek bir platforma oturtulmuştu. Genişliği 3 metreyi bulan bir saçağı vardı. Denize bakan cephenin karşısındaki ocaklı duvarın arkasında abdesthane ve helâ yapılmıştı. T biçimindeki “Oda-ı Has”ın çevresinde iki yanında mukarnaslı beyaz mermer çeşmeler bulunan on bir adet pencere mevcuttu. Doğu duvarında büyük, mermer bir beyaz dolap yer alıyordu. Kasrın ayrıca moloz taştan bir mutfağı vardı”.[3]


Yapının işlevleri
Tarihî süreç içerisinde köşk donanmanın sefere uğurlanması ve sefer dönüşü karşılanması; göreve atanan veya görevden alınan devlet adamlarına tebligatın yapılması, görevden alınanların sürgüne gönderilmesi, şehir dışına ve şehir içindeki değişik kasır, saray ve bahçelere yapılan geziler sebebiyle kayığa binilmesi; divan toplantılarının yapılması; yabancı elçilerin kabul edilmesi; Ramazanda huzur derslerinin yapılması; padişah çocuklarının doğum, evlenme ve sünnet düğün tören ve şenliklerinin yapılması; saray dışında bir yerde vefat eden saltanat mensuplarının cenaze törenlerinin yapılması; bayram tören ve kutlamalarının yapılması gibi etkinliklere sahne olmuştur. Birçok onarım geçirmesine karşın köşk, Edirne-İstanbul demiryolu yapımı esnasında 1869’da yıktırılmıştır.[4]



Notlar ve Kaynaklar:
1. Mert Ağaoğlu, Topkapı Sarayı’nın Yitip Giden Yapılarından Yalı Kasrı, TYB Akademi Dergisi 23 / Estetik, Mayıs 2018. Aktarılan kısımlar şu kaynaklara dayanmaktadır:
Ahmet Şimşirgil, Taşa Yazılan Tarih Topkapı Sarayı, Tarih Düşünce Kitapları, İstanbul, 2005, s. 22.
Metin Sözen, Topkapı, Golden Horn Yayınları, İstanbul, 1998, s. 173.
Selanikî Mustafa Efendi, Tarih-i Selaniki, TTK Yayınları, Ankara, 1999, s. 291-292.
Gülru Necipoğlu, 15. ve 16. Yüzyılda Topkapı Sarayı, YKY, İstanbul, 2007, s. 290.
Metin Sözen, Devletin Evi Saray, Sandoz Kültür Yayınları, İstanbul, 1990, s. 97.

2 Josephus Grelot,İstanbul Seyahatnamesi, Pera Yayınları, İstanbul, 1998, s. 73.
3 Mert Ağaoğlu, Topkapı Sarayı’nın Yitip Giden Yapılarından Yalı Kasrı, TYB Akademi Dergisi 23 / Estetik, Mayıs 2018. Aktarılan kısımlar şu kaynaklara dayanmaktadır:
Sedad Hakkı Eldem, Köşkler ve Kasırlar I, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara, 1969, s. 182.
Gülru Necipoğlu, 15. ve 16. Yüzyılda Topkapı Sarayı, YKY, İstanbul, 2007, s. 290.
Doğan Kuban, "Yalı Köşkü", Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, İstanbul 1994, VII, s. 416-417.

4 Volkan ERTÜRK, Yenisaray'ın Deryaya Açılan Kapısı: Yalı Köşkü, Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 8/7 Summer 2013