
Edirne Valisi Yunus Sezer, gazetecilere yaptığı açıklamada Selimiye Camisi'nde restorasyon çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu bildirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce Bilim Kurulu nezaretinde gerçekleştirilen restorasyona Kasım 2021'de başlanmıştı.
Restorasyon kapsamında en çok yıpranmanın görüldüğü caminin 4 minaresinde taş onarımları ve temizlikleri yapıldı. Minare külahının altında yer alan orijinal tek turkuaz çiniden çoğaltılarak elde edilen 64 çini yerlerine takıldı. Ayrıca caminin ana kubbesi ve avlu kubbelerinde güçlendirme ve enjeksiyon çalışmaları yapılıp kubbelerin kurşun kaplamaları tamamlandı. 2 cümle kapısı (ana kapı) ve 3 avlu kapısı aslına uygun restore edildi. Cam ve ahşap pencere doğramaları yenilenen caminin avlusunda da kapsamlı bir peyzaj çalışması gerçekleştirildi.
Caminin revaklı avlu kubbelerinde kalem işi ve alçı süsleme onarımları tamamlanırken restorasyon ekiplerinin kalem işi çalışmaları yürüttüğü kubbe bölümünde de restorasyonun yaklaşık 2-3 ay sonunda tamamlanacağı öngörülüyor.
Restorasyon çalışmalarının devam ettiği cami ziyarete ve ibadete açık tutuluyor.
Kaynak ve Fotoğraflar: Gökhan Zobar, AA

Mimar Sinan, Selimiye Camisi'nde hangi taşları kullanmıştı?
"Koca Sinan'ın eserlerini genel olarak incelediğimizde uzun ömürlü ve kalıcı olmasını istediği anıtsal yapılarda doğal taşları (özellikle de küfeki taşını), pişmiş toprak tuğlayı, bağlayıcı olarak da bunlardan üretilen kireç ve horasan harcını severek ve önemseyerek kullandığını görmekteyiz. Özellikle külliyelerin en önemli ana yapılarında (ki bu genellikle cami olmakta) küfeki taşı kesme taş olarak temellerde, duvar örgü ve kaplamalarında, taşıyıcı duvar ve kemerlerde, nispeten daha yumuşak ince taneli olanları ise döşeme kaplamalarında ve dekoratif unsurlarda kullanılmıştır. Külliyelerin diğer önemsiz, ikinci plan yapılarında ise (kesme taş+ tuğla veya moloz taş+ tuğla=almaşık duvar) olarak kullanıldığı görülmektedir.
Sinan'ın malzeme seçimindeki bu genel tutumu Selimiye Camii ve Külliyesi'nde de benzer şekilde izlenebilmektedir. Külliyenin merkezinde yer alan ana yapı(cami), çok özenli bir işçilikle küfeki taşından 'akçe geçmez'(1) tarzında kesme taş olarak yapılmış, diğer ikincil yapılar Darülkurra ve Darülhadis medreseleri, Arasta, Sıbyan Mektebi ve Meşrutalar (taş+tuğla karışık=almaşık) olarak inşa edilmişlerdir".
Cami içerisinde ve dışında kullanılan malzemelerde ağırlıklı olarak yine doğal taşlardan (mermer, granit, porfir, Hereke pudingi, Enez tüfü, serpantin breşi gibi...) sert, direnci yüksek ve aşınmaya dayanıklı olanlarını taşıyıcı strüktürde, nispeten daha yumuşak, dayanıklılığı az malzemenin ise dekoratif amaçlarla yapıyı bezemede kullanıldığı görülmektedir".
"16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun bir ucunun Viyana kapılarında, bir ucunun Cebelitarık Boğazı'nda ve diğer ucunun Güney Afrika kıyılarına kadar ulaştığı düşünülürse (Akdeniz ve Karadeniz adeta bir Osmanlı gölü gibidir), imparatorluk başyapıtı için adeta seferberlik ilan edilmiş ve ülkenin her bölgesinden seçme malzeme teminine gidilmiş ve özellikle padişah fermanları ile kadılara kesin direktifler verilmiştir. Kuşkusuz yapıda ağırlıklı olarak kullanılan küfeki taşı (Süloğlu, Pınarhisar ve Lalapaşa Taş Ocakları gibi),pişmiş toprak tuğlalar Hasköy veya Gelibolu'dan mermerler (Marmara Adası), enez tüfü lojistik düşünülerek yakın bölgelerden, Enez'den yerel kaynaklardan temin edilmeye çalışılmıştır. Diğer bulunması zor yapı taşları ise (granit, porfir, oniks, serpantin breşi, enez tüfü, hereke pudingi vb. gibi) ya devşirme malzeme olarak eski yapılardan veya imparatorluğun diğer uzak bölgelerinden getirilmiştir. Sinan bir başka örnekte ise kendinden önceki uygarlıklara ait (muhtemelen Roma) antik bir sütun ve başlığını avlu duvarlarının kesiştiği noktada köşe taşı olarak kullanarak korumacı duyarlılığını da göstermiştir".
(1)Taş duvar işlerinde derzsiz ya da sıfır derz anlamında kullanılan bir terimdir. Taşların, incecik akçe paranın geçmeyeceği kadar bitişik örüldüğü tekniğin kullanıldığı Osmanlı döneminde mimari kontrol yapanlar, ellerindeki akçe ile bu derzsiz taş örgüsünü kontrol ederlermiş.
Kaynak: Acar Avunduk, Edirne Selimiye Cami Üzerinden Bir Yapı Malzemeleri Okuması, Vakıf Restorasyon Yıllığı, Yıl:2021, Sayı:22, s.7-32